29 08 2012

Eylül Rüzgarı

Eylül Rüzgarı |  görsel 1

 

Bir eylül esintisi getirmişti seni bana.Saçlarımdan kayıp,ellerime,oradan bütün vücuduma yayılmıştı o ılık ama içimi kor ateşler gibi kavuran rüzgar.Yaralarım vardı,kırgındım.Ben zaten hep kırgındım.Birçokları böyle demişti.Sen hiç mutlu olmadın ki,sen hep hüzünlüydün dediler.Mutlu etmeyi bilemediklerini kendilerine itiraf etmeleri zordu tabi ki.Oysa ne kadar kolaydı mutlu etmek beni.Ama eminim bunu bilselerdi de yine üzmeyi tercih ederlerdi.Mutluluk neydi ki zaten?İnsanın içinde bir tutam huzur olsa mutlu olmaya yeterdi bu.Fazla kafa yormaya gerek yoktu.Seni gördüğüm gün belki de en mutlu günümdü benim.Gözlerimizin buluştuğu o andı yeniden doğmama sebep olan.

Eylül rüzgarlarıyla gelmiştin işte bana..Bak yine eylül geldi çattı..Ne çok şey değişti o ilk eylülden bu eylüle..Sen değiştin..Ben değiştim...Artık biz diye bir şey yok..Sen de yoksun..Ahh bir bilsen ne çok sevmiş bu yürek seni.Bütün yalanlarınla,bütün hatalarınla,öylece,olduğun gibi kabullenip sevmiş..Uzaktan,yakından,kuytulardan,tutkuyla,aşkla,ölümüne sevmiş..Sevmesine sevmiş de bunu ne sen ne hayat anlamışİnsan sevdikçe terkedilmeye mahkumdur ya hani.Sevgini benim gibi bağıra çağıra yaşarsan hiç şansın yoktur..Eninde sonunda geride kalan olacaksındır.Gidenlerin arkasından bakan o küçük gözü yaşlı kız..Elinde tek bacağından tuttuğu peluş oyuncağı,diğer eliyle gözündeki yaşı silerken,önüne geçemez gözlerinden peluş oyuncağa damlayan yaşların..Elini kaldırır sonra,boşluğa el sallar..Ve o peluş oyuncak onun tek arkadaşıdır artık.Hatta sevgilisi,annesi,babası,her şeyi olur bir süre sonra..Üzerinde o günün izleri olan kurumuş yaşlar..Ya içindeki izlere ne demeli?Ya görünmeyenler?Ya içindeki sakladıkları?Kimseye anlatamadıkları,günden güne içinde büyüyen acılar?İşte sen gittiğinde de o acıları büyüttü o küçük kız içinde.Öksüz kaldı,yetim kaldı..Yaşam amacını yitirdi.Sensiz bir hayatı düşünemezdi bile.Sesinden,kokundan,teninden yoksun bir hayat mı?Şaka mı yapıyorsun?Bu mümkün müydü?Sen onun bu hayatta tutunduğun tek daldın.Sığındığı tek liman,dayandığı tek direk..Her şeyim diye boşuna demezdi sana....

 

Seninle dolu hayalleri vardı o küçük kızın..Hepsini bir gecede kaybetti..Başka birinin gözlerindeydin sen artık..Başka birine aittin..Hayallerinde seninle uyur,seninle uyanırdı hep..Bir dediğini iki etmezdi..Dünyayı dolaşırdınız birlikte..Uzak diyarlara kaçırır götürürdü seni..Bazen deli aşığın olurdu,bazen minik bebeğin,bazense seni çocuğu yapardı,öyle alırdı koynuna..

 

Her yerde sen vardın işte..Onun dünyası sendin...Baktığı herkes sen,aldığı her nefes sen,gittiği her yer sen..

 

Eylül rüzgarları kapıda şimdi..Sen hala onun içindesin..Hala onun her şeyisin aslında...Hala sana sevdalı bu yürek...

Gittiğin gibi gelir misin bir gün diye soruyorum bugünlerde...O küçük kızı mahkum mu edeceksin yoksa oyuncaklarına?Zaman derler ya her şeyin çaresi...Zaman...Zaman sadece birşeyler alıp götürdü benden..Seni götürdü herşeyden önce...Güvenmiyorum zamana...Gözlerinsiz geçecek bu sonbahar..Belki yıllar geçecek böyle...Sonra bir yerde karşıma çıkacaksın ellerinde çocuklarınla..Gözlerinde yine o yabancı ile...Ama yine sıcacık gülümseyeceksin bana...İçime akıtacaksın o tebessümü...Sonra gideceksin..Öylece bakıp,el sallayacağım arkandan...Gözümden yaşlar damlayacak...Bu sefer elimde oyuncağım değil,bir başkasının eli olacak..Bir iç çekip yoluma gideceğim...Fonda eylül rüzgarları esecek,içimde gözlerinin rüzgarı................

307
0
0
Yorum Yaz