10 07 2013

D(uyarım) Belki...

Milyon tane harf,yüz bin kelime,on bin cümle.. Hepsi bekliyorlar öylece bir köşede sana yazılmak,çizilmek,anlatılmak için.. En iyi sen anlarsın onların dilinden.. Tıpkı benim dilimden anladığın gibi.. Anlamasan acıtmazdı bu kadar cümlelerin aklıma geldikçe.. Suskunluğun,uzak duruşun bile böyle yüksek sesle gelmezdi kulaklarıma.. İnsanlar susarken de konuşurlar ya bazen,işte öyle bir şey.. Seni içimde duymak gibi,özümsemek gibi bazen de, Kaybolmak bütün o suskunluğun içinde sessiz ama bir taraftan da avaz avaz.. Şimdi biriktiriyorum bütün o cümleleri,bir gün karşılaşırsak susmamacasına anlatmak için sana gözlerinin ta içine bakarak ve Doya doya avaz avaz yaşayabilmek için seni... (Hayalin böylesi)... Devamı

07 06 2012

Aslında vazgeçilmezindir, seni her şeyden vazgeçtiren...

Aslında vazgeçilmezindir, seni her şeyden vazgeçtiren... |  görsel 1

Sen tam her şey yoluna......... ...Kaynak : pinaraslan3.blogcu.com Devamı

13 05 2012

Ferman

Ferman |  görsel 1

her sözün bir ferman gibi etkiliyor gidişatımı.. her hecen hatta her harfin kutsal bir törenle işleniyor ruhuma.. mabedimin duvarlarına kazıyorum gözlerini.. her yerden baksınlar diye bana... dua eder gibi,bir ayin yapar gibi eğiliyorum o gözlerin önünde.. küçülüyorum..bölünüyorum..eksiliyorum... Her bakışımda gözlerinde başka bir hayatın fermanını okudukça ufalıyorum,yok oluyorum... kendi mezarımın başında kendi cenazemde bekliyorum.. Devamı

24 04 2012

Tereddütsüz....

Tereddütsüz.... |  görsel 1

Bizim seninle birlikte bir tek fotoğrafımız bile yok... Benim senin hayatında tek bir izim bile yok... Ben alabildiğine yok iken Sen alabildiğine bendesin işte... Bensin hatta... Kanser gibiydim ya ben,öyle demiştin Asıl kanser senmişssin.. Her gün takvim yapraklarını çevirirken, Günleri sayarken Seni unutacağıma kanser gibi kaplıyorsun içimi.. Olmuyor,yapamıyorum işte.. Başkalarında seni aramak aptallıktan öte değil.. Umutlarım,hayallerim,ruhum herşeyim seninken, Sen bundan bihaberken Ben her gün ölürken  Olmuyor.. Yapamıyorum... İçimdeki bu sürekli büyüyen hisleri atamıyorum.. Uzaktasın belki de hiç olmadığın kadar.. İlk kez bu kadar uzun haber alamıyorum senden... İlk kez her gün ölüyorum böyle.. İlk kez başka bir dünyada yaşıyorum.. O dünyada mı öleceğim yoksa yanında mı bilmiyorum.. Bir umut ışığı bekliyorum.. Telefonun ekranında senin numaranı görmek İki satır mesajını okumak Ufacık umutlarımı bana geri ver... Vermezsen ben sana beş para etmeyen ömrümü vereceğim çünkü hiç tereddütsüz....    ... Devamı

25 07 2009

NEFRET...

İnsan kendi adından,Kendi benliğinden nefret eder mi?Ediyorsa onu bu noktaya kadar getirebilen travma nedir?En fazla ne olabilir?En yüksekte,en uçta ya da en dipte nedir karşısına çıkan ve onu bu dipsiz kuyulara iten ya da uçurumlara çıkarıp aşağı bırakan?Nefret öyle köklü bir duygudur ki,Tıpkı şüphe gibi,İnsanı içten içe bitirir çoğu zaman..Bir kere nefret tohumlarını ekersen yüreğine,Bir kere o pis kokuyu alırsa burnun,bir daha unutamazsın..Yok edemezsin..Açık bulduğu delikten başını uzatıverir..Kendinden nefret ediyorsan,nefret ettiğin parçanı kesip atarsın..Hafifletir mi bu senin nefretini?Alır mı sırtındaki yükü?Kendini geride bırakıp,yepyeni bir "ben" e doğru yol alabilir misin sahiden?Yoksa bu çırpınışlarında mı boşa gider?Nefret..Benliğin..Bedenin..Buz gibi bedenin..Yapayalnız..Bu oda çok karanlık..Işığa rağmen karanlık..Bir el,Bir renk,Bir koku,Bir ten,Nefreti bastıracak herhangi birşey?Bulabilir misin?Geçici iyileştirme terapileri gelir geçeer...Adı üstünde geçici..Ve sen yine aynı odada yine kendi benliğinle ve bedeninle,ve içindeki ölümsüz nefretle başbaşa kalırsın..İşte o an anlarsın ki sen nefretle yoğurulmuş,ama sahte duyguları kendine maske edinmiş,basit bir fazlalıksın bu dünyada..Ya kendinden kurtulacaksın,Ya da nefretinle yaşamayı öğreneceksin..İçindeki öfkeyi kusa kusa,Her gün biraz daha eksilerek yaşamını sürdüreceksin..Buna ne denli yaşam deniyorsa....... Devamı