24 04 2012

Tereddütsüz....

Tereddütsüz.... |  görsel 1

Bizim seninle birlikte bir tek fotoğrafımız bile yok... Benim senin hayatında tek bir izim bile yok... Ben alabildiğine yok iken Sen alabildiğine bendesin işte... Bensin hatta... Kanser gibiydim ya ben,öyle demiştin Asıl kanser senmişssin.. Her gün takvim yapraklarını çevirirken, Günleri sayarken Seni unutacağıma kanser gibi kaplıyorsun içimi.. Olmuyor,yapamıyorum işte.. Başkalarında seni aramak aptallıktan öte değil.. Umutlarım,hayallerim,ruhum herşeyim seninken, Sen bundan bihaberken Ben her gün ölürken  Olmuyor.. Yapamıyorum... İçimdeki bu sürekli büyüyen hisleri atamıyorum.. Uzaktasın belki de hiç olmadığın kadar.. İlk kez bu kadar uzun haber alamıyorum senden... İlk kez her gün ölüyorum böyle.. İlk kez başka bir dünyada yaşıyorum.. O dünyada mı öleceğim yoksa yanında mı bilmiyorum.. Bir umut ışığı bekliyorum.. Telefonun ekranında senin numaranı görmek İki satır mesajını okumak Ufacık umutlarımı bana geri ver... Vermezsen ben sana beş para etmeyen ömrümü vereceğim çünkü hiç tereddütsüz....    ... Devamı

29 02 2012

bir kar tanesinin ucunda aslında ömürler,

bir kar tanesinin ucunda aslında ömürler, bir kar tanesi kadar gelip geçici tıpkı senin gelip geçiciliğin gibi esip geçtiğin gibi sevdiğim.. İzlerin derin, uzağın dondurucu soğuk sözlerin keskin öyle bir ben bırakmışsın ki arkanda kar taneleri bile benden daha sıcak şimdi... Devamı

17 01 2012

Emanet Duvak

    Kar yağdığında en çok gecenin şu kuş uçmaz kervan geçmez saatini severim ben... Ağaçlar,kaldırımlar,arabalar,kara teslim eder kendini,beyaza teslim eder... Beyazın dinginliğine,sessizliğine... O sessizliği kaybettiğim hayallerime benzetirim ben.. Yitip giden huzuruma; O beyazı belki asla takamayacağım emanet bir duvağa benzetirim... Yerle göğün düğünü gibidir karlı geceler... Yer gelinliğini giyer,duvağını takar, Gök bırakır kendini,salıverir, Kavuşurlar... Ama kavuşmalar bu hikayede de uzun sürmez.. Bir güneşe bakar herşey... Emanettir o duvak... Güneş çıkar... Beyaz duvak erir,buhar olur, Göğe kavuşacağını sansa da, Başka karların bulutu olmuştur artık... Karlı geceler dingindir,sessizdir sözde... Lakin unutmamak gerekir sessizliğin sesini.. Tıpkı emanet duvakların hayalini kurup,için için kanayan şu yüreğin sessiz sesi gibi........................             ... Devamı

04 01 2012

Vurgun...

Vurgun... |  görsel 1

Bir insan kaç vurgun yer ömrü boyunca? Kaç vurguna dayanabilir bedeni? Bu öyle bir vurgun ki... Öldürmüyor da, Kurtuldum dediğinde yaşatmıyor da... Ciğerlerim patlamış gibi, Soluksuz,hissiz,donuk, Buz gibiyim vurgunuma teslim ederken kırık dökük bedenimi... Elimi uzatırken hayaline, Yine öyle güzelsin ki... Öyle güzel bakıyorsun ki... Hayallerimi,umutlarımı,bedenimi,herşeyimi bırakıyorum denizin derinliklerinde... Suyla yıkanıyor bedenim,suyla bütünleşiyor... Vurgun yemişim bir kere... Kurtuluşum yok... Tek kurtarabildiğim gözlerinin hayali... Kapatıyorum gözlerimi... Acımı o küçücük hayalle dindiriyorum... Ve son kez vurgunuma teslim oluyorum yokluğunda.....         Devamı

03 12 2011

Bulut...

  Kuytularımdan bir ses duydum bu gece.. Bir kırılma, Bir çarpma, Hatta duvara toslama sesiydi duyduğum... Tökezleyip yere düşerken sağa sola çarpıp etrafımdakileri de düşürdüğüm Hep birlikte tuz buz olduğumuz bir ses,bir sahne,bir yok olma hali... Canın yandı mı diye sorsan, Sana verebilecek ne bir "evet"im ne de "hayır" ım var... Sana verebilecek tek şeyim; Senin asla almak istemediğin, Hatta sürekli kaçtığın, Kaçarken yerle bir ettiğin İçine sürekli irin akıttığın Dibine darı ektiğin  Koskocaman bir sevgiden arta kalan kocaman bir nefret ve öfke bulutu... Bulut evet doğru duydun... Bulut çünkü;bir gelişinle uçup gidecek kadar hafif hepsi... Tek bir cümleyle yerini masmavi gökyüzüne bırakabilecek kadar yumuşak başlı benim bulutlarım... Zira hepsi bilir ait oldukları yağmurlarına asla kavuşamadan,kuvvetli bir rüzgarla savrulup,yok olup gideceklerini... Tıpkı kuytularımdan gelen yok olma sesi,yok olmam gibi........................... ... Devamı