28 07 2009

Vazgeçilmez mi?O da kim?

Kimsenin vazgeçilmezi olamadım..Aksine hep ikinciliğe layıktım ben..Hep geri planda kalmaya layıktım..Asla ön saflarda olamazdım..Çünkü hep gölgelerin arasındaydım.Hep iz bırakanların izlerini süpüren ama o ziftleşmiş izleri çıkaramayan zavallı bir temizlikçiydim aslında..Basit bir temizlikçi..Duyguların izlerini süpüren,silen,ama yok edemeyen..Parlatan,parlattıkça,kendini söndüren..Vazgeçilmez kelimesi yoktu benim girdiğim hayatlarda..Daha doğrusu benim için kodlanmamıştı öyle bir kelime..İkinciydim..Ağlayıp sızlayandım,ama sesimi duyuramayandım..Karanlıktım ben hep..Karanlıktaydım..Yanındayken bile yalnızdım..Öfkemin nedeni buydu belki de..İsyanımın bir nedeni vardı..Kimse göremedi..Tek kişilik dünyamda,yine en iyi dostum damlalarımla ve şu parlak ekranımla,İzlerin gölgesinde bir geceye daha veda ediyorum........Vazgeçilmezlere sevgilerimle...... Devamı

25 07 2009

NEFRET...

İnsan kendi adından,Kendi benliğinden nefret eder mi?Ediyorsa onu bu noktaya kadar getirebilen travma nedir?En fazla ne olabilir?En yüksekte,en uçta ya da en dipte nedir karşısına çıkan ve onu bu dipsiz kuyulara iten ya da uçurumlara çıkarıp aşağı bırakan?Nefret öyle köklü bir duygudur ki,Tıpkı şüphe gibi,İnsanı içten içe bitirir çoğu zaman..Bir kere nefret tohumlarını ekersen yüreğine,Bir kere o pis kokuyu alırsa burnun,bir daha unutamazsın..Yok edemezsin..Açık bulduğu delikten başını uzatıverir..Kendinden nefret ediyorsan,nefret ettiğin parçanı kesip atarsın..Hafifletir mi bu senin nefretini?Alır mı sırtındaki yükü?Kendini geride bırakıp,yepyeni bir "ben" e doğru yol alabilir misin sahiden?Yoksa bu çırpınışlarında mı boşa gider?Nefret..Benliğin..Bedenin..Buz gibi bedenin..Yapayalnız..Bu oda çok karanlık..Işığa rağmen karanlık..Bir el,Bir renk,Bir koku,Bir ten,Nefreti bastıracak herhangi birşey?Bulabilir misin?Geçici iyileştirme terapileri gelir geçeer...Adı üstünde geçici..Ve sen yine aynı odada yine kendi benliğinle ve bedeninle,ve içindeki ölümsüz nefretle başbaşa kalırsın..İşte o an anlarsın ki sen nefretle yoğurulmuş,ama sahte duyguları kendine maske edinmiş,basit bir fazlalıksın bu dünyada..Ya kendinden kurtulacaksın,Ya da nefretinle yaşamayı öğreneceksin..İçindeki öfkeyi kusa kusa,Her gün biraz daha eksilerek yaşamını sürdüreceksin..Buna ne denli yaşam deniyorsa....... Devamı

16 06 2009

Bendim o....

Hata neredeydi,kimdeydi diye çok sık sormaya başladım bugünlerde..Bugünlerde gözlerim daha sık dolmaya başladı,Küçük şeylere daha fazla takılır oldum..Sorun neydi?Kimeydi bu öfke?İçimde sıkışıp kalmış anlamsız isteklerim,Ya da açığa çıkarıp da kimsenin anlamadığı duygularım mıydı bütün bunların sorumlusu?Düzensizlik miydi yoksa alabildiğine düzen miydi beni bozan?Sevgisizlikten mi yoksa şımarıklıktan mıydı sevdiklerimi kırıp dökmem?Eksik olan neydi?İşte bunun cevabını arıyorum bugünlerde..Birbirinin aynısı,tıpatıpı günler yaşarken,öğrendiğim,öğreneceğim yegane şey,bütün eksikliklerin insanın kendisinden kaynaklandığı..Kendimi arıyorum belki de hala,Ama yanlış yerlerde,yanlış insanlarda,yanlış mücadelelerin içinde arıyorum..İçimdeki "ben" e gereken saygıyı gösterme yetim gelişmemiş benim..Benden başka herkes çok değerli,çok kıymetli..Oysa asıl değerli benim içimde..Kendime karşı körüm ben..Değersiz o kadar çok şeye değer verdim ki bugüne kadar..Beni bana unutturacak kadar kıymetli sandılar kendilerini..Düştüklerinde hep ben vardım yanlarında onları yücelten,göğe çıkartan..Hata yaptıklarında hatalarını düzelten hep bendim..İncittiklerinde kendi yaralarımı saran bendim yine,onların yaralarını da sardım ayrıca..Diyorum ya başkalarıyla yoğurdum kendimi hep..Asla tek başına bir hamur olamadım,tek başıma şekillenmeme izin vermedim..Kayboldum,defalarca öldüm belki..Bugünlerde geçmişi daha sık düşünür oldum..Düşündükçe daha çok ağlar oldum..Ve sonunda farkettim ki,kiminleysem onun maskesine bürünüp dolanmışım etrafta,yitip gitmişim asla ben olamayacak yüzlerde..Bir gün gerçek yüzümü bulmak ümidiyle................................ Devamı

05 06 2009

Yalnız...

Asla vazgeçilmez olmayacak,Şirin ama güzel değil,Sıcak ama yakıcı değil,Seven ama sevilen değil,Yakın ama hep sınırlar içinde,Her zaman geçici,Her zaman değersiz,Sadece boşluk doldurmaya yarayan,Tek başına,küçücük odasında,ışığa uçan bir pervane misali,Sonunu bekliyor yine....... Devamı

30 04 2009

Kırık dökük bir veda..

Terkedip gitmenin ne demek olduğunu asla öğrenemedim bunca zaman..Kapıları çarpıp,ardına bile bakmadan gitmek nasıl bir his uyandırırdı insanda,yaşamadım hiç..Bir insanı bırakmak,bir şehri bırakmak,bir eşyayı sokağa atmak duygusuzca;ben tatmadım hiç bunları..Çünkü ben terketmeden terkedildim hep..Arkasından bakılan değil,hep arkadan bakan oldum..Oracıkta öylece bir başına kalmış,Kaderine terkedilmiş,Yalnızlık alın yazısı olmuş biri oldum hep..Ben de isterdim düşünmeden birini bırakıp gitmeyi,Arkamda gözyaşlarıyla birilerini bırakabilmeyi ben de isterdim.Ama dedim ya;bu bir yazgı belki de..Kırık dökük,aidiyetleri olmadan,serseri mayın gibi yaşamak yazgısı işte..Gidenler,gelenler,terkedenler,hepsinin yüzü birer birer geçiyor gözlerimin önünden bunları yazarken;Ve en trajik olanı ise,o yüzlerde asla ama asla benden bir iz bırakamayışım..Kendi hayatımda bile iz bıraktığım söylenemez..Emin olduğum tek birşey var;Günün birinde,İlk ve son terkedişimi kendime yapacağım..Kendimi terkettiğim gün,bütün kırık dökük vedalarımın intikamını almış olacağım..İşte o zaman rahat uyuyacağım...... Devamı